msgbartop
YGS, LYS, KPSS, SBS Tarih Hazırlık
msgbarbottom

19 Ara 09 4. Murat Dönemi

MURAT IV.
(1612-1640) arasında yaşamış olan  Osmanlı padişahıdır. İstanbul’da doğdu. Babası Ahmet I., annesi Mahpeyker Kösem Sultandır. Tahta çıkarıldığı zaman (1623) 12 yaşında olduğu için devlet, uzun süre Kösem Sultanın istek ve tutkuları doğrultusunda yönetildi. Rüşvetin ve yolsuzluğun geniş ölçüde arttığı bir ortamda büyük sorumluluk taşıyan devlet görevleri alınıp satılır hale geldi. Ye-
Sıkı bir yönetim kurmakla tanınan Murat IV. (İstanbul, Topkapı Sarayı Müzesi).
niçerilerin disiplinsizlikleri anarşi çizgisine ulaşıyor, toplumun bütün tabakalarında huzursuzluk kol geziyordu. İran şahı, devletin içinde bulunduğu bu zayıf durumdan yararlanarak Bağdat’ı almış; büyük bir Sünnî katliamı yapmıştı. Öte yandan Erzurum valisi Abaza Halil Paşa başkaldırması güçlükle önlenmişti.
Zorba yeniçeriler, sadrazamlığa getirmeyi başardıkları Recep Paşayı diledikleri gibi çeviriyorlar; böylece devletin en sorumlu görev organı yolsuzlukların kaynağı oluyordu. Birkaç kez saray zorbalar tarafından basılmış; padişahın dikkatli ve yatıştırıcı konuşmaları, kişisel tutkularla gözleri dönmüş bulunanlara! yolsuzluk yapanlara fayda etmemişti. Murat IV., 20 yaşına gelinceye dek bu ortamda, bir yandan annesi Kösem Sultanın entrikalarına, öte yandan anarşi hareketlerinin yarattığı hu. zursuzluklara boyun eğdi. Devleti eski güçlü durumuna getirmek için zora karşı zor kullanmayı hedef alarak ilkin sadrazam Recep Paşayı boğdurttu ve ölüsünü taraftarlarına gönderdi. Bu davranışı, kendi içlerine çekilmiş duran iyi niyetli insanların da harekete geçmesine yol açınca, sarayda sipahiler ve ulemayla birlikte ortak bir toplantı düzenleyerek zorbalıkla mücadele konusunda kesin kararlar almayı başardı. Güç dengesi sipahilerin katılmasıyle kendi yönünde ağır basınca, yolsuzlukların elebaşılarını bir bir ortadan kaldırtma cesaretini çekinmeden gösterdi. İstanbul’u sıkı bir yönetim altında tutacak birtakım yasak kararları aldı. Bu kararların uygulanmasında büyük bir şiddet kullandı. Bu kez de toplum, padişahın baskı yönetimi altında kıpırdayamaz duruma geldi.
Murat IV., başkentteki bu hareketlerinin yanı sıra Revan seferine çıkarak Azerbaycan’ı geri almayı başardı. Daha sonra düzenlediği ikinci bir sefer sonunda ise Bağdat’ı geri alarak İranlılarla Kasr-ı Şirin antlaşmasını imzaladı (1639).

İçkiye çok düşkün olduğu için henüz 28 yaşındayken çeşitli hastalıklara yakalanan Murat IV., Osmanlı tarihinde kan döken padişahlar arasında başta gelenlerden sayılır. Sadrazam Bayram Paşa, Şair Nef’i, kardeşleri şehzade Kasım üe şehzade Beyazıt, öldürttüğü insanlar arasındadır. Padişahlığı sırasında devletin güvenliğini koruyacak tedbirlerde başarı gösterdiği halde bu kan dökücü tutumu, köklü bir düzelme fırsatı vermemiş, ölümünden sonra aynı zayıflıklar yeniden toplumun yapısını sarmıştır. Uzun boylu, geniş omuzlu, gücüne güvenen bir insan olan, savaş oyunlarında da büyük ustalıklar gösteren Murat IV. babasının Sultanahmet’teki türbesinde gömülüdür.

Etiketler: , , ,

01 Ara 09 Selçuklu Devletinin Sınırları ve Selçuklu Sanatı

Selçuklu Devleti kuzeyde Sinop güneyde Antalya ve Alanya limanlarıyla denize açılmıştı. Batıda  Denizli’ye kadar uzanmıştır. Selçuklu devletinin en güçlü olduğu dönem, Sultan Alaeddin Keykubat–1237) zamanıdır. Sultan Aleaddin Keykubat olağanüstü bir siyaset ve ticaret ekonomisi güderek, Selçukluları devrinin en zengin ülkesi haline getirdi. Çin, Hindistan, Türkistan, Irak, İran ile Bizans ve Batı dünyadaki ticaret yollarının geçtiği Anadolu’da siyasal bütünlük sağlanmıştı artık. Bunun sonucu olarak diyetlerinin sürdüğü yöreleri birbirine bağlayan ticari yollar üzerinde Kervansaraylar yapıldı.  Sultanların yaptırdıkları bu hanlara “Sultan Han” adı verilir.

Kösedağ savaşından sonra Anadolu Selçuklu Devleti bağımsızlığını kaybetti. Baycu Noyan  ki Moğol ordusu Sivas’ın doğusunda Kösedağ’da Selçuklu ordusunu yenilgiye uğrattı. Moğollar  yüzyıla yakın bir zaman sömürdüler. Anadolu Kösedağ savaşından sonra zayıf yönetimli Selçuklu sultanlarının idaresindeydi. Bu çöküş devrinde şehzadeler arasında mücadele, devlet yönetenlerinin kışkırtmaları, suikastlar, Moğollara karşı isyanların yanı sıra mali güçlükler görülür. Bu koşullar Selçuklu Devletinin güçlenmesine artık olanak kalmamıştır. 13. yüzyıl sonlarına doğru Moğolların buradaki hakimiyetleri de zayıflamıştır. Çeşitli mücadeleler ve karışıklık içinde geçen bu dönemde sanat eseri de pek fazla olmamıştır. Zayıflayan Moğol hakimiyeti karşısında Türk beylerinin ve halkının yerleşmesi görülmüştür. Bundan sonra Anadolu’da Beylikler devri görülür. Anadolu’da yerleşen Osmanlılar bunlardan biridir. 11. yüzyıldan yani 1071 yılına kadar Anadolu’da hüküm süren Selçukların tarihi  kısaca belirttikten sonra, aynı süreç içinde Selçuklu Türk toplumunun yarattıkları sanat eserlerini de www.tarihimiz.tk sitesi farkıyla değineceğiz. Başlangıçta Selçuklular, iç karışıklıkları yüzünden pek fazla eser vermemiş ancak daha sonra kültürel açıdan çok zenginleşmiştir.

Selçuklular zamanında yaratılmış olan Türk sanat eserlerini tanımadan önce bu eserlerin yurt içinde ve yurt dışında hangi müzelere dağıldığını ve bunlardan hepsini değil ama önemli olanları tanımakta yarar vardır, Konya şehrinin önemli bir Selçuk kenti olduğunu ve zengin Selçuklu anıtlarını bu kentte bulabileceğimizi unutmamalıyız. Konya’da bulunan Müzeleri gezdiğimizde bu dönem sanat eserlerini tanıma fırsatını bulabiliriz. Konya Karatay Müzesi, Konya ince Minareli Medrese, Konya Mevlana Müzesi, Konya Koyunoğlu Müzesi ve Atatürk Müzesindeki eserler bu gerçeği kanıtlar.

Ankara’da Etnografya Müzesi Selçuklu devrinin en zengin ahşap işçiliğini yansıtmasıyla dikkat çeker.

Selçuklu devri anıtlarından bazıları, bugün Müze olarak kullanılmaktadır. Örneğin, Tokat, Sivas, Gök Medrese, Konya, Karatay ve Konya ince Minareli medreseyi örnek olarak verebiliriz. Bu anıtlar devrinin mimarı ve süsleme özellikleri doğrudan bize iletilir. Ayrıca tam ahenk içinde aynı dönem el sanatlarını da bize tanıtır.

Etiketler: , , ,